FVJ   |  e-ISSN: 2602-4225

Volume 4 Issue 2 (June 2020)

Original Articles

Aile Danışmanlığı Yaşantisal/İnsancıl Terapiden Genel Bir Bakış Açısı  

Selahattin AVŞAROĞLU & Fatmanur ÇİMEN

pp. 1 - 7   |  DOI: 10.29345/futvis.135

Abstract

Bu çalışmada amaç, yaşantısal/insancıl aile danışma kuramının teorik temelini, terapötik sürecini, işlevselliğini ortaya koyarak danışmadaki etkililiğini, güçlü/zayıf yönlerini belirlemek ve sonuca ulaşabilmektir. Bu doğrultuda alanyazın taranmış, doküman analizi yapılmış ve ulaşılabilen kaynaklar ışığında açıklanmaya çalışılmıştır. Satir ve Whitaker’in öncülüğünü yaptığı yaşantısal aile tarapisi, kuramın temellini hümanist, varoluşçu kuramlardan alan aile danışmanlığı yaklaşımıdır. Hümanist yaklaşım; insanları biricik görmekte ve merkeze insanın değerli olduğunu koymaktadır. Bu durum psikoterapi sürecine de yansımaktadır. Yaşantısal/insancıl aile terapisinde danışmanlar, aile üyelerinin duygu, düşünce, hislerini ortaya çıkartarak aile üyelerinin daha otantik olmasını, özfarkındalıklarını geliştirmesini ve kendilerini gerçekleştirme potansiyellerinin artmasını hedefler. Günümüz dünyasında hala etkililiği koruyan hümanist kuramlar yaşantısal aile danışmasının da güncel ve çağdaş insanın ihtiyaçlarına cevap vermesi nedeniyle diğer aile kuramları arasındaki yerinin etkili ve işlevsel olduğunu göstermektedir. Ulaşılan kaynaklar ışığında elde edilen bilgilere göre aile danışmanlığında oldukça faydalı olduğu görülen bu kuramın, aile danışmanları tarafından terapotik süreçte kullanmaları ve süreci, öz-kültür ve öz-anlayış kavramlarını dikkate alarak ilerletmeleri önerilmektedir. Böylelikle hem kuramsal hem de kültürel açıdan danışanı anlama ve yardım etme sürecinde katkılar sağlayacağı söylenebilir
 

Keywords: İnsancıl, Varoluş, Aile terapisi, Yaşantısal aile terapisi

Ortaokul Öğrencilerinin Kalıp Sözleri Tanıma Düzeyleri (Manisa Örneği)

Musa ÇİFCİ & Şükrü ÖZEN

pp. 8 - 15   |  DOI: 10.29345/futvis.118

Abstract

Kalıp sözler için, birçoğu ait olduğu toplumun kültürüyle anlam kazanmış, bununla birlikte bazıları evrensel nitelikte olan, belirli durumlar için kullanılan, tek sözcükten oluşabildiği gibi cümle hâlinde de kurulabilen, iletişimi kolaylaştıran dil ögeleri denilebilir. Dil öğretimi yönünden incelendiğinde ise kalıp sözlerin kazandırılmasıyla ilgili MEB (2019) Türkçe öğretim programında herhangi bir kazanım maddesiyle karşılaşılmazken Yabancılara Türkçe Öğretimi müfredatında farklı öğrenim seviyelerinde yer aldığı görülmektedir. Çalışmanın amacını ilköğretim ikinci kademedeki öğrencilerin Türkçedeki kalıp sözleri tanıma düzeylerinin belirlenmesi oluşturmuştur. Çalışma grubunu Manisa İlinde öğrenim gören elli üç erkek kırk yedi kız olmak üzere toplam yüz öğrenci oluşturmaktadır. Öğrenciler her sınıf düzeyinde (5, 6, 7, ve 8. sınıflar) yirmi beşer öğrenci olacak şekilde e-okul kayıtları üzerinden basit seçkisiz yöntemle belirlenmiştir. Çalışmamızda karma yöntem kullanılmış, betimsel tarama modeli uygulanmıştır. Veri toplamak için geliştirilen anketle ilgili üç alan uzmanının görüşüne başvurulmuştur. Uygulamanın sonuçlarına göre Türkçede günlük konuşma ve yazı dilinde sıkça karşılaşılan kalıp sözlerin öğrenciler tarafından tanınıp tanınmadığıyla birlikte kullanım düzeyleri belirlenmeye çalışılmıştır. Değerlendirme sonucunda sınıf düzeyi yükseldikçe öğrencilerin kalıp sözleri tanıma düzeylerinin de arttığı, 8. sınıf öğrencilerinin diğer sınıf düzeylerindeki öğrencilere göre kalıp sözleri daha iyi tanıdıkları tespit edilmiştir. Cinsiyet faktörü yönünden kalıp sözleri tanımada genel olarak anlamlı bir farklılık bulunmadığı görülmüştür. Çalışmada öğrencilerin belirli durumlarda kullanmaları gereken kalıp sözlerin yerine bağlama uygun olabilecek biçimde farklı kalıp söz cevapları verdikleri de tespit edilmiştir. MEB Türkçe öğretim müfredatında kalıp sözlerle ilgili kazanım maddesi bulunmadığı da düşünülürse bu sonuca göre bireylerin kalıp sözleri Türkçe dersi dışında informal yollarla kazandıkları anlaşılmaktadır. Kalıp sözlerin Türkçe öğretim programındaki kazanımlarla da desteklenmesinin öğrencilerin ifade ve üsluplarını zenginleştireceği açıktır.

Keywords: Kalıp söz, Türkçe öğretimi, yazma, tanıma

Perceptions of Individuals on The Concepts of Radiation and Radioactivity

Nurhan Gümrükçüoğlu & Didem Sarımehmet & Selcen Uzun Duran

pp. 16 - 22   |  DOI: 10.29345/futvis.113

Abstract

Radiation can be defined as energy that is both naturally occurring and used in scientific, medical and industrial wide perspectives. While it can provide many benefits with proper use, it can cause irreversible damage if necessary precautions are not taken. The biggest concern with radiation in societies is the possibility that in people exposed to radiation, cancer and inherited diseases will occur in future generations. The aim of this study is to examine the perceptions of individuals about radiation and radioactivity concepts. The study group consists of 134 individuals selected by systematic sampling method. An open-ended questionnaire form was used to collect data. At the end of the research, the datas were analyzed by using frequency analysis, percentage analysis and descriptive analysis. Although there are factors such as the type, dose, distance from the source of radiation and duration of action to effect the radiation to affect human health and to create a lasting effect, the majority of the people who participated in the study regardless of these factors, it is seen that all kinds of radiation will cause disability, mental retardation in humans and will affect children to be born.

Keywords: Individual, Perception, Radiation, Radioactivity

Normanlar ve Selçuklular Arasında Bizans (1071-1081)

Gaye Yavuzcan

pp. 23 - 31   |  DOI: 10.29345/futvis.111

Abstract

XI. yüzyıl, Türk, İslâm, Avrupa ve Bizans tarihlerinde müteakip asırları etkileyen hadisatın yaşandığı önemli bir sürece tekabül eder. Bu yüzyıldaki birbirinden bağımsız olaylar birbirlerini doğrudan ya da dolaylı olarak etkileyerek geniş ölçekli yankılara yol açmıştır. Avrupa’da yeni bir yönetici unsur olarak Normanların yükselişi ve Türk-İslam dünyasında da Selçuklu Devleti’nin kuruluşu bu meyanda sayılabilir. Norman liderler giderek Avrupa tarihinde önemli bir mevki işgal etmeye başlarken, Selçuklu Türkleri de devletlerinin kuruluşunu tamamlamış ve İslâm coğrafyasının önemli bir unsuru haline gelmişlerdir. Nihayet Normanların Bizans İmparatorluğu’na dönük hedef ve eylemleri başladığında Selçuklular da imparatorluğun doğu sınırlarında faaliyet göstermektedirler. 1071 yılında Normanlar güney İtalya’daki Bizans topraklarını ele geçirirken, aynı yıl Selçuklular üzerine ilerleyen Bizans ordusu da hezimete uğramış ve devlet uzun bir süre yönetim krizi yaşamıştır. Bu çalışmada Anadolu’nun Türklerce yurt tutulduğu ve Türkiye Selçuklu Devleti’nin temellerinin atıldığı dönemin Bizans açısından dinamikleri Anadolu’da Bizans-Norman ve Bizans-Türk ilişkileri ekseninde genel olarak değerlendirilecektir.

Keywords: Bizans, Normanlar, Türkiye Selçuklu, Roussel de Bailleul

Erken Çocukluk Dönemi Kişiler Arası Problem Çözme Becerileri Ölçeği Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması.

Tuğba Şeker & Enes Furkan Çelebi

pp. 32 - 38   |  DOI: 10.29345/futvis.120

Abstract

Bu çalışmanın amacı Erken Çocukluk Dönemi Kişiler Arası Problem Çözme Becerileri Ölçeği’nin Türkçe’ye uyarlanarak geçerlik ve güvenirlik çalışmasını yapmaktır. Çalışmada rastgele örneklem yöntemi kullanılmış olup, araştırmanın çalışma grubunu Van-Erciş İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı bağımsız anaokulları, ilkokul bünyesindeki anasınıfları ve 1. sınıfa devam eden 60-90 ay yaş aralığındaki çocukları oluşturmaktadır. Ölçek, Holliman (2010) tarafından geliştirilmiş olup, çocukların kişiler arası problem çözme becerilerini belirlemeye yönelik bir ölçme aracıdır ve ebeveynler tarafından doldurulmaktadır. Çevirisi yapılan ölçek 300 ebeveyne uygulanmış olup, elde edilen veriler üzerinde açımlayıcı faktör analizi (AFA) yapılmıştır. Yapılan açımlayıcı faktör analizi sonucunda çıkarım değerleri 0.50’nin altında olan ve birden çok faktörün altında yer alan toplam 9 madde ölçekten çıkarılmıştır. Açıklanan toplam varyans %61,40’tır. Cronbach Alpha değerleri incelendiğinde sadece faktör 5’in 0.345 olarak çok düşük çıkmıştır. Ölçek toplamı için Cronbach Alpha değeri ise 0,686 olarak çıkmıştır ve bu da ölçeğin güvenilir bir ölçek olduğunun göstergesidir. Yapılan bu çalışmayla literatüre kazandırılan Erken Çocukluk Dönemi Kişiler Arası Problem Çözme Becerileri Ölçeği’nin geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Keywords: Erken çocukluk, kişiler arası ilişki, problem çözme becerileri