| Sayı Bilgileri Volume 9 Issue 2
ss. i - vi Özet Anahtar kelimeler: | |
| Orjinal Araştırma Makaleleri CYBERPUNK AND STEAMPUNK: Ōtomo Katsuhiro’s Cautionary Tales of Destruction and Salvation
Maria GRAJDİAN ss. 181 - 191 Özet Ōtomo Katsuhiro 大友克洋 (born 1954) as a visionary creator whose manga (comics) publications have garnered immense acclaim, inspiring a wide range of adaptations into live-action and animated movies. Despite his prolific career as a manga artist, Ōtomo has directed only two animated movies – Akira (『アキラ』, 1988) and Steamboy (『スチームボーイ』, 2004) –, each of which has profoundly transformed the landscape of visual cultures. The study undertakes a critical examination of these seminal works, dissecting their dramaturgic architectures, narrative structures, character designs, and aesthetic-ideological frameworks. As pioneering contributions to cyberpunk and steampunk, respectively, both animation movies offer powerful meditations on the rebellion against established norms and society’s relentless chase of progress. At their core, they intertwine narratives which challenge the dominance of older generations while reflecting Japan’s collective trauma from the atomic bombings of Hiroshima and Nagasaki, in parallel with the nation’s unyielding drive for technological advancement pursued by a ruthless elite. Through intricately crafted worlds and richly nuanced characters, Akira and Steamboy engage with themes of technological progress versus human alienation, generational and socio-political divides, and the omnipresent metaphor of nuclear peril. These thematic explorations are set within a dystopian artistic vision which contemplates the necessity of healing through self-responsibility. As landmark achievements in animated cinema, both animation movies stand out not only due to their technical innovation but also due to their profound and enduring portrayal of the human condition amid rapid change. Anahtar kelimeler: japan, katsuhiro | |
| Orjinal Araştırma Makaleleri Davranışsal Coğrafya Bağlamında Üniversite Öğrencilerinin Mekansal Algısı: Afyonkarahisar Örneği
Fatih AYHAN, Yusuf Can ÇEVİK, Nuri UĞURLU, Beyza UYSAL, Durmuş AKSAY, Ceren DOĞRU ss. 192 - 202 Özet İnsanoğlu, yeryüzünde var olduğu andan itibaren gerçekleştirdiği faaliyetleri ve mekânsal değişimleri, çevreyi algılama biçimi ve bu algıya verdiği tepkiler doğrultusunda şekillendirmiştir. Bu bağlamda insan-mekân ilişkisini merkezine alan coğrafya bilimi, özellikle davranışsal coğrafya yaklaşımıyla, bireylerin çevreyi nasıl algıladıklarını ve bu algının mekânsal düzenlemeler üzerindeki etkilerini incelemeye başlamıştır. Davranışsal coğrafya kapsamında mekânsal algının ölçülmesine yönelik ilk önemli çalışma, 1960 yılında Kevin Lynch tarafından “zihin haritaları” yöntemiyle ortaya konmuştur. İnsanlar tarafından oluşturulan çevresel algı; kentsel çevrenin anlaşılması, yorumlanması ve değerlendirilmesinde temel bir role sahiptir. Bu çalışma davranışsal coğrafya perspektifiyle Afyon Kocatepe Üniversitesi Coğrafya Bölümü'nde öğrenim gören 78 lisans öğrencisinin (kadın: %71,8; erkek: %28,2) Afyonkarahisar kent merkezine ilişkin mekânsal algılarını karma yöntemle (anket ve zihin haritası yöntemiyle) analiz etmektedir. Çalışma, davranışsal coğrafya perspektifiyle Afyon Kocatepe Üniversitesi öğrencilerinin yaşadıkları kente ilişkin mekânsal algılarını ve şehri fiziksel, sosyal ve sembolik boyutlarıyla nasıl deneyimlediklerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında toplanan veriler; gastronomik unsurların (sucuk, lokum, haşhaş), kentsel simgelerin (Karahisar Kalesi) ve sosyo-mekânsal faktörlerin (ulaşım, iklim, sosyal aktivite eksikliği) öğrencilerin şehre yönelik algılarını belirlemede önemli olduğunu açığa çıkarmıştır. Özellikle şehrin soğuk iklimi, sınırlı kültürel yaşam ve yerel halkla etkileşimdeki zorlukların olumsuz algıyı beslediği; buna karşın ekonomik uygunluk, ulaşım erişilebilirliği ve gastronomik zenginliğin çekici faktörler olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmanın Türkiye’deki üniversite şehirlerinde genç nüfusun kentsel aidiyet dinamiklerini nicel ve nitel verilerle bütünleştirerek mekânsal bağlılık stratejilerine davranışsal coğrafya perspektifinden katkı sunması beklenmektedir. Anahtar kelimeler: Davranışsal coğrafya, Afyonkarahisar, Zihin haritaları, Kentsel algı, Üniversite öğrencileri | |
| Orjinal Araştırma Makaleleri Giresun Şehrinde Yaşlı Nüfusun Mekansal Dağılışı(2007-2024)
Mehmet ÜZÜLMEZ, Ünsal BEKDEMİR ss. 203 - 217 Özet Giresun şehrinde 2007–2024 yılları arasında 65 yaş ve üzeri yaşlı nüfusun mekânsal dağılımı incelenmiştir. Küresel ve ulusal ölçekte yaşlı nüfusun artışı ve demografik yapının değişimi, şehir düzeyinde yaşlı nüfusun mekânsal dağılımının anlaşılmasını stratejik bir gereklilik hâline getirmiştir. Araştırmada Giresun şehir merkezi örneklenmiş, mahalle bazlı nüfus verileri Türkiye İstatistik Kurumu’ndan, mahalle sınır verileri ise Giresun Belediyesi’nden temin edilmiştir. Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) kullanılarak yapılan analizler, yaşlı nüfusun mekânsal ve zamansal değişimlerini ortaya koymuştur. Bulgular, Giresun’da yaşlı nüfusun hem mutlak hem de oransal olarak arttığını göstermektedir; 2007’de %7,52 olan yaşlı nüfus oranı 2024 yılında %10,9’a yükselmiş ve Türkiye ortalamasının üzerinde seyretmiştir. Yaşlı nüfus, özellikle eski ve merkezî mahallelerde (Hacısiyam, Çıtlakkale, Teyyaredüzü, Gedikkaya) yoğunlaşırken, yeni gelişen mahallelerde nispeten düşük kalmıştır. Bu farklılaşma, Giresun’un coğrafi yapısı ve tarihsel yerleşim dokusu ile yakından ilişkilidir; dar kıyı şeridi, yükselen tepeler ve irili ufaklı vadiler merkezî mahallelerde konut yoğunluğunu artırarak yaşlı nüfusun mekânsal dağılımını şekillendirmiştir. Sağlık ve kamu hizmetlerinin yoğun olduğu bölgelerde yaşlı nüfusun yoğunlaştığı gözlenmektedir. CBS tabanlı analizler, yaşlı nüfusun mekânsal ve zamansal dinamiklerini görünür kılmakta ve kentsel planlama, sosyal hizmetler ile sağlık politikaları açısından önemli bilgiler sunmaktadır. Bu nedenle merkezî mahallelerde yaya yolları, dinlenme alanları, sağlık tesisleri ve toplu taşıma erişilebilirliğinin artırılması, yeni gelişen bölgelerde ise sosyal tesisler, sağlık merkezleri ve spor alanlarının planlanması önerilmektedir. Ayrıca, yaşlı nüfusun düzenli izlenmesi, ihtiyaçlarının belirlenmesi ve farkındalık programlarının yürütülmesi, Giresun’un sürdürülebilir yaşlı dostu bir kent kimliği kazanması açısından kritik öneme sahiptir. Anahtar kelimeler: Giresun, yaşlı nüfus, mekânsal dağılım, Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) | |
| Derleme Makaleleri Millet as a Driving Force for the Spread of Transeurasian Languages
Ihsan Yilmaz BAYRAKTARLI ss. 218 - 220 Özet This study examines how data on millet agriculture contribute to explaining the geographic spread of the Transeurasian languages, based on the research titled “Triangulation supports agricultural spread of the Transeurasian languages” by Martine Robbeets and colleagues. The study addresses the origins and dispersal of Transeurasian languages—such as Japanese, Korean, Tungusic, Mongolic, and Turkic—through the triangulation method, which integrates linguistic, archaeological, and genetic evidence. The central argument of the research is that the common ancestry of the Transeurasian languages can be traced back to Neolithic millet-farming communities that emerged approximately 9,000 years ago in the West Liao River Basin of Northeast China. Linguistic evidence supports this hypothesis by identifying a shared core vocabulary related to agriculture, plant cultivation, and textile production. Archaeological findings further demonstrate that millet agriculture spread gradually from this core region toward the Korean Peninsula, the Amur River Basin, and the Japanese archipelago. Ancient DNA analyses indicate that this agricultural expansion was not merely a process of cultural transmission but was also accompanied by demographic movements resulting in genetic continuity across these regions. The study argues that the early dispersal of the Transeurasian languages was largely driven by agriculture-based population expansions, while later historical periods were characterized by migrations, contact, and linguistic interaction that partially obscured this shared heritage. By foregrounding millet agriculture data, the research provides an interdisciplinary and coherent framework for understanding the geographic spread of the Transeurasian languages and contributes to broader discussions on population history and language dispersal in Eurasia. Anahtar kelimeler: | |
| Orjinal Araştırma Makaleleri Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Akran İlişkileri ve Anne Baba Görüşlerine Göre Digital Oyunların Etkileri
Hülya GÜLAY OGELMAN, Öznur ÖZTÜRK ÇAYLI, Güngör OKUMUŞ, Mustafa Emre Can DALKILIÇ ss. 221 - 232 Özet Araştırmanın amacı, anne ve baba görüşlerine dayalı olarak dijital oyunların etkilerinin okul öncesi dönem çocuklarının akran değişkenleri ile ilişkisinin ele alınmasıdır. Araştırmanın çalışma grubunda Sinop ili Ayancık ilçesinde okul öncesi eğitime devam eden 5-6 yaş grubundan 84 çocuk, anneleri ve babaları yer almaktadır. Bu çalışmada Kişisel Bilgi Formu, Erken Yaşlarda Dijital Oyunların Etkileri Ölçeği, Çocuk Davranış Ölçeği, Akran Şiddetine Maruz Kalma Ölçeği, Sosyal Becerileri Değerlendirme Ölçeği (Akran Baskısı ile Başa Çıkma Becerileri Alt Ölçeği) olmak üzere beş ölçme aracı kullanılmıştır. Bulgularda anne baba görüşlerine göre dijital oyunların öğrenme üzerindeki etkileri, akran ilişkilerinden dışlanma, korkulu kaygılı olma, saldırganlık ve akran şiddetine maruz kalma olmak üzere dört değişken ile ilişkili bulunmuştur. Bu ilişki olumsuz yönde olup, dijital oyunların çocukların öğrenmesi üzerindeki etkileri arttıkça, akran ilişkilerindeki dışlanma, korkulu kaygılı olma, saldırganlık ve akran şiddetine maruz kalma düzeyleri de azalabilmektedir. Benzer şekilde dijital oyunların çocukların öğrenmesi üzerindeki etkileri azaldıkça, akran ilişkilerindeki dışlanma, korkulu kaygılı olma, saldırganlık ve akran şiddetine maruz kalma düzeyleri de artabilmektedir. Eğlenmeye yönelik etkilerde de benzer bir sonuç elde edilmiş olup, dijital oyunların eğlendirici etkileri ile çocukların akran ilişkilerindeki dışlanma, korkulu kaygılı olma ve akran baskısı ile başa çıkma olmak üzere üç değişken arasında olumsuz yönde ilişki bulunmuştur. Dijital oyunların olumsuz fiziksel etkileri arttıkça çocukların akran baskısıyla başa çıkma becerilerinin de arttığı; olumsuz sosyal etkiler arttıkça çocukların akranlara yönelik korku-kaygı düzeyleri ve akran baskısıyla başa çıkma becerilerinin arttığı görülmüştür. Dijital oyunların duygusal etkileri herhangi bir akran ilişkisi değişkeni ile ilişkili bulunmamıştır. Anahtar kelimeler: Dijital oyun, Okul öncesi dönem, Akran ilişkileri, dijital oyunların etkileri. | |
| Orjinal Araştırma Makaleleri Seçim Coğrafyası Bağlamında 2023 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin Mekansal Analizi: İstanbul Örneği
Tuğrul AVCI ss. 233 - 245 Özet Toplumların Sosyo-kültürel ve ekonomik yapısı hakkında fikirler veren seçimler toplumların kendini idare etme güdüsü ile doğmuştur. Köken itibariyle Antik Yunan medeniyetine kadar giden seçimler toplumlarca kendi kültürel özelliklerine göre değişiklik gösterebilmektedir. Modern anlamda 18. Yüzyıldan itibaren uygulanan seçimler Türkiye Cumhuriyetinde ilk defa 1923 yılında yapılan ve 1934 yılında kadınlara verilen seçme ve seçilme hakkı ile yeni bir boyut kazanarak Türkiye Cumhuriyetinin demokrasi temelleri atılmıştır. Türkiye'nin sosyo-kültürel ve ekonomik çeşitliliğini barındıran İstanbul seçim sonuçları ile ülkenin genel siyasi eğilimleri hakkında fikirler verebilmektedir. Çalışmada 14 - 28 mayıs 2023 tarihlerinde yapılan I. tur ve II. tur olarak isimlendirilen Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları Yüksek Seçim Kurulu'ndan (YSK) temin edilmiştir. Temin edilen seçim verileri çeşitli Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) yazılımlarında mekânsal istatistik yöntemi olan Standart Sapma Elipsi tekniği ile analiz edilerek adayların her iki turdaki oy dağılımlarının coğrafi yönelimi incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda I turda seçmen desteğinin belirgin mekânsal kümelenmeler sergilediğini belirlenmiştir. Kemal Kılıçdaroğlu’nun oyları güney ve merkez ilçelerde yoğunlaşırken, Recep Tayyip Erdoğan’ın destekçi tabanı kuzey ve doğu aksı boyunca dağılım göstermiştir. I. turda Sinan Oğan'ın oylarındaki artış ve azalış eğilimi Recep Tayyip Erdoğan'ın aldığı oyların dağılımı ile benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. II. turda genel coğrafi desen korunsa da, özellikle elenen adayların oylarının yeniden dağılımıyla ilçe düzeyinde oy geçişleri yaşanmıştır. II. turdaki standart sapma elipsi, Erdoğan’ın oy dağılımının daha az sapma göstererek istikrarlı hale geldiğini, Kılıçdaroğlu’nun oy dağılımının ise kuzeye ve doğuya doğru coğrafi olarak genişleyerek daha yaygın ancak daha az yoğun bir destek artışı sergilediğini göstermiştir. Çalışmada, seçim sonuçlarının istatistiksel olarak mekânda nasıl bir davranış gösterdiği tespit edilmeye çalışılmış istatistiksel verilerden anlamlı coğrafi desenlere dönüştürülmüştür. Bu yönüyle çalışma mekânsal istatistik yöntemlerinin seçim sonuçları gibi sosyolojik bir durumun meksansal davranışını ortaya koyarak literatüre katkı sağlamayı hedeflemektedir. İstanbul'daki siyasi tercihler ile coğrafi mekân arasında, şehrin sosyo-ekonomik ve demografik yapısıyla şekillenen güçlü bir ilişki olduğu teyit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Seçim coğrafyası, Mekânsal istatistik, İstanbul seçimleri, Oy dağılımı, Mekânsal yaklaşım. | |
| Orjinal Araştırma Makaleleri 2024 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nda Yer Alan Vatanseverlik Değerinin 5. Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı'na Yansıması
Emine Aybüke YİĞİT, Selman ABLAK ss. 246 - 261 Özet Vatanseverlik değeri ülkesi, sevgisini içselleştirmeleri açısından toplumsal bütünlüğün sürdürülmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Bu değeri benimseyen bireyler, yaşadıkları yerde karşı yardımlaşma, sevgi ve bağlılık geliştirerek, ülkelerin ve refahına katkı sağlamayı bir sorumluluk olarak görürler. Vatanseverlik yalnızca duygusal bir bağlılık biçimi değil; Aynı zamanda gerçekleştirilebilecek toplumsal sorumluluk bilinci, milli depolaman bilgisi ve ortak değerler yaşatma iradesini güçlendiren çok boyutlu bir değerdir. Bu bilincin erken yaşlara kazandırılması, milli kimlik ve yardımlaşmanın kalıcı biçimde yerleşmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Etkin vatandaş yetiştirme amacını temel alan Sosyal Bilgiler dersleri, kayıtlı vatanseverlik kazandırılmasında en uygun derslerden biri olarak görülmektedir. Bu nedenle söz konusu değerlerin hangi düzeyde olduğu, hangi temalar aracılığıyla ve nasıl bir yaklaşımla aktarıldığının incelenmesi gereklidir. Değerlerin ödemelerinin etkili biçimde dönüştürülmesinde temel araçlardan biri olan ders kitaplarının incelenmesi, bu açıdan önemli bir gereklilik olarak ortaya çıkması. Bu doğrultuda, öğrenme amacı Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde 2024 Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programı'nda yer alan vatanseverlik uygulanmış, 5. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitaplarında nasıl ve hangi formatlarda yansıtıldığı belirlenmiştir. Nitel araştırma desenlerinden ayrıntılı inceleme yöntemiyle kapsamlı araştırma verileri, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan iki ciltlik 5. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitaplarından elde edilmiştir. Verilerin iyi analiz incelemesi sonucu, vatanseverlik iletilebilen öğrenme alanları arasında dengesiz biçimde bir dağıldığı saptanmış ve bu doğrultuda daha bütüncül bir öğretim yaklaşımı önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Sosyal bilgiler, öğretim programı, ders kitabı, değer eğitimi, vatanseverlik. |